Kuran'da Evrenin ve Dünyanın Şekli

Dünya’nın şekli ile ilgili bir çok ayette bilgiler vardır. Naziat suresindeki ayet şöyledir:
Ve yeryüzünü de yayıp yuvarlattı. (79 Naziat Suresi, 30)
Burada “yayıp yuvarlama” anlamında çevrilen kelimenin Arapça karşılığı “Davn” dır. Bu kelimenin tefsirinde, kelimeyi detaylı bir şekilde inceleyen Prof. Dr. Süleyman Ateş şöyle diyor:
“…Hasılı dahv döşemek, düzeltmek demek ise de sadece basit bir döşemek ve düzeltmek değil, yuvarlak olarak düzeltmek, döşemek anlamını verir ki bu ayetten Yeryüzünün yuvarlak yaratıldığı anlamı çıkar.” ( Yüce Kuran’ın Çağdaş Tefsiri, Süleyman Ateş, cilt 10, sy 308)
Ateş, yine tefsirinde “devekuşunun yumurtasına da “davn” kökünden türeyen “”dhiyn” dendiğini belirtmektedir.
“Dahv” kelimesinde ve bu kelimenin kökünden türeyen kelimelerde yuvarlaklık anlamı olmasına karşın bazı çevirmenler yeryüzünün yuvarlaklığını algılamaktaki zorlukları sebebiyle ayeti sadece yeryüzünün düzenlenmesi olarak algılamışlar, yazı ve çevirilerinde bunu yansıtmışlardır. Oysa Dünya’nın şekli gerçekten de “dahv” kelimesinin ifade ettiği yuvarlaklığa, yumurta biçimine, devekuşu yumurtası şekline benzemektedir. Dünyamız aynı devekuşu yumurtası gibi geoittir.
RESİM-12
Dünya’nın yuvarlak yapısına işaret eden bir diğer ayet ise şöyledir:
Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp-örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp örtüyor… (39 Zümer Suresi, 5)
Bu ayette sarıp örtme olarak çevrilen kelimenin karşılığı “tekvir” dir. Bu kelimeyi yine Süleyman Ateş tefsirinde şöyle açıklamaktadır:
“Tekvir ip yumağı gibi bir şeyi birbiri üstüne dolamaktır. “Allah geceyi gündüzün üzerine dolar, gündüzü de gecenin üstüne dolar” cümlesi, gayet açık olarak Dünya’nın yuvarlaklığını ve ekseni çevresinde döndüğünü gösterir. Çünkü dolama ve sarma işi yumak gibi top gibi şeylerin üzerinde olur.” (Yüce Kuran’ın çağdaş tefsiri, Süleyman Ateş, cilt 7, sy 528)
Rad Suresindeki bir ayette ise Dünya’nın şekli hakkında başka bir detay bildirilmektedir. Ayet şöyledir:
Onlar görmüyorlar mı ki, gerçekten Yeryüzü’ne yönelip onu uçlarından eksiltiyoruz. Allah hüküm verir. O’nun hükmünü iptal edebilecek olan yoktur. O hesabı çok çabuk görendir. (13 Rad Suresi, 41)
Burada dikkat edilmesi gereken nokta “ yeryüzünün uçlarından eksilmesi” ifadesidir. Bu ayeti tefsir eden din alimleri farklı şekillerde yorumlamaya çalışalar da, Dünya hakkında bilgimiz arttıkça anlatılmak istenen gerçek daha iyi kavranmıştır.
Küremsi bir yapısı olan Dünya kutuplardan geçen bir eksen etrafında dönmektedir. Bu dönme esnasında dünyanın ekseninin geçtiği kutuplar bölgesinden eksilmekte yani basıklaşmakta ve ekvator bölgesinden genişlemektedir.
Dünyanın bu şekli ancak son yüzyılda yapılan bilimsel çalışmalarla anlaşılırken, tüm Evrenin yaratıcısı Yüce Allah bu bilgiyi bizlere yüzlerce yıl önce Kuran’da bildirmiştir.
Dünya’nın yuvarlaklığını ortaya koyan bir başka ayet ise yine şöyledir:

Ey cinler ve insanlar topluluğu! Göklerin ve yeryüzünün çaplarını aşıp geçmeye gücünüz yetiyorsa aşıp geçin. Ancak üstün bir güçle geçebilirsiniz.
(55 Rahman Suresi, 33)
Bu ayette çaplar olarak çevrilen kelimenin Arapça karşılığı “aktar”dır. Çap kelimesinin çoğuludur. Görüldüğü gibi burada Dünya’nın bir çapının olduğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla bu ayetten de dünyanın yuvarlak yapısı anlaşılmaktadır.
Rahman suresindeki bu ayette dikkat edilmesi gereken bir başka nokta da, atmosferin ve evrenin de çapından söz edilmiş olmasıdır.
Gök ve gökler kelimesi Kuran’da hem atmosfer için hem de tüm evren için kullanılmaktadır. Dünyamızı çevreleyen atmosfer de dünyamızın şeklini aldığı için yuvarlaktır ve çapı vardır. Ayette atmosferin bu yapısına da bu şekilde dikkat çekilmiş olur.
Tüm Evren için de benzer bir durum söz konusudur. Bilindiği gibi Evren big bang adı verilen büyük bir patlamanın sonunda oluşmuştur. Bu patlama sonucunda genişlemeye başlamış ve halen genişlemeye devam etmektedir. Bilim adamları yaptıkları çalışmalarda Evrenin küre şeklinde olduğunu ve bir çapının olduğunu ortaya koymuşlardır. Astronomların yaptıkları hesaplamalara göre, giderek genişleyen uzayın uçtan uca 156 milyar ışık yılı büyüklüğünde olduğu anlaşılmaktadır.
RESİM-13
20. yüzyıla kadar özellikle materyalist dünya görüşünün de etkisiyle Evrenin sonsuz olduğu fikri bilim dünyasında hakim olan bir görüştü. Fakat yapılan araştırmalar ve bilimsel keşifler sonucunda bunun doğru olmadığı ve evrenin bir sonu olduğu anlaşıldı. Bugün modern bilimsel imkanlar ve çalışmalar sonucunda ulaşılan bu bilgiyi biz Kuran’da bulabiliyoruz.
Ayette dikkat çeken bir diğer nokta ise göğün çaplarından geçilmesi ile ilgili bilgidir. Burada göğün çaplarından geçilmesinin zorluğu vurgulanmış fakat bunun imkansız olduğu söylenmemiştir. Aksine bir güç ile geçilebileceği bildirilmiştir. Nitekim yapılan uzay çalışmaları sonucunda, roket motorlarla güçlendirilmiş uzay gemileri vasıtasıyla atmosferin dışına çıkmak mümkün olmuştur.
Kuran günümüzden 14 asır önce işte bu olayı bizlere bildirmekte ve insanların bir güç vasıtasıyla atmosferin dışına geçebileceğini vurgulamaktadır.

Yorum Yaz